Doğum Çantası

Ayyy o çok heyecanlı an yaklaştıkça yaklaşıyor… Doğum çantanız hazır mı? Ne zaman hazırlamalısınız? Kafada yine bir sürü soru ve türlü türlü araştırmalar. 🙂

Sıkmayın canınızı sakın… Panik yok!!

Babalar gezegenindeki yorumlara göre yine abartan bizler 😉

Bu kadar girizgah yeterli mi? Dün arkadaşım Hanife ile konusurken yazıları kısa tuttuğumu söyledi sanırım biraz da o yüzden uzatıyorum.. ( Hanifeeeeee – söylediklerini önemsiyoruuummm )

heheheh neyse ne diyorduk- haaa çanta 🙂

Şimdi sevgili heyecanlılar, karnı burnunda olanlar ya da erken araştırmacılar bu süreçte neler yaptım 🙂

Öncelikle doğum yapacağınız hastane belliyse orayla mutlaka iletişime geçip doğum için sizlere neler sunduğu ile ilgili mutlaka bilgi alın.

Size önerilerimi 3 başlık altında toplayacağım : anne – baba ve bebek

Bu kutsal anın kraliçesi anne ile başlayalım :

  • 2-3 tane gecelik ya da pijama
  • 2-3 emzirme sütyeni ve atleti (kış doğumu yapacaklar atletle oldukça rahat ederler)
  • 1 çift çorap
  • Terlik (sezeryan sonrası yürüyüşte ayaklarım şişti kendi terliklerim dar geldi Allahtan hastanede otel terliği vardı aklınızda olsun)
  • Lohusa kilodu ( kullan atlar satılıyor pahalı değil)
  • Göğüs ucu kremi ( çok önemli sakın unutmayın)
  • Islak mendil – peçete (çok terliyorsunuz – özellikle emzirirken)
  • Sabahlık ya da hırka
  • Deodorant & roll on
  • Makyaj malzemeleri
  • Diş fırçası, macunu
  • Tarak
  • Şarj aletleri

Geldik dünyanın en tatlı çocuğuna :

( hep aklıma o söz gelir dünyanın en tatlı çocuğu bir tanedir ona da bütün anneler sahiptir) :

  • 3 takım hastane çıkışı ( çok sayılı modellere gerek yok – şapka , zıbın, alt- üst, eldiven,çorap yeterli olur)
  • 3 tane battaniye ( ilk günler çok kusuyor ve kakaları da sıvı olduğu için hızlı kirletiyorlar)
  • yan yatış yastığı
  • 2 zıbın – 2 alt üst – 2 çorap
  • omuz bezi ( 2-3 tane yeterli)
  • emzik ( baştan çok sayıda alıp acele etmeyin her bebek hepsini kabul etmiyor biraz deneme yanılmaya gidecek – Uras silikon emziği kabul etmedi , kauçuk uçlulardan aldık daha yumuşak olduğu için anne memesine yakınmış hala onu kullanıyor)
  • biberon tercihinize kalmış ( bizim hastanemiz emzirme dostuydu biberon yerine küçük bardak kullanıyorlardı)
  • 4-5 ağız mendili ( çok kusuyorlar)
  • Ana kucağı (hastaneden çıkışta kullanmak üzere – detay degil önem)
  • Islak mendil ( ilk zamanlarda ıslak mendil yerine sulu pamuk kullanmayı tavsiye ediyor uzmanlar – doğum yaptıgım hastanede bunlar  ücretsiz olarak mevcuttu sulu pamuk- 2 numara bez)
  • Bebek bezi ( onu da stoklamayın önden bebekler hassas değişebiliyor ve ilk ay çok hızlı büyüyorlar tavsiyem 1 numara stoklamayın – ortalama bebekler 3 kilo doğuyor 2 numara iyi oluyor)
  • Pişik kremi

Buraya bir not: Doğumdan önce yanınızdakilere ve bebek hemşiresine doğduğunda bebeğin hangi takımını giyeceğini söyleyin ; özellikle ilk fotoğrafları için özel hazırlığınız varsa)

Geldik babaya ” yahu ne gereksiz ayrıntılara takılıyorsun ” deme sakın sevgili baba en az düğün kadar önemli:

  • 2 tane üst ( bebeğin kusması ya da aklınıza gelmeyecek olası bir kazaya önlem amaçlı)
  • Diş fırçası , deodorant gibi kişisel bakım eşyaları ( sizle hastanede kalacaksa)
  • Fotoğraf makinesi
  • Şarj aletleri

Şimdilik benden bu kadar aklıma gelen olursa düzenleme yapar instagramda da bildiririm 😊

O zaman siZe de kolay doğumlar – bir avazda inşallah – amin

 

 

 

Sen ne dersen de tencere tava : oyuncak seçimi-2

İkinci üç ay neler aldık oyuncak olarak onlardan bahsedeyim biraz da size.

Bu dönemde de çok aktif oyuncakla oynamıyorlar.. Yumuşak oyuncaklar, rahatlıkla tutabileceği büyüklükte ve kolaylıktaki oyuncaklar seçimimiz oldu. Bir taraftan sürekli araştırmalar…

Kavram kartlarımız sürekli elimizin altındaydı, hayvanlar çıkardıkları sesler vs. (Dikkati çok uzun süre toparlayamasalar da oynadık)

Bir de bebekler ilk başta dokundukları her şeyi kendi vücutlarının bir parçası olarak algılarlarmış zamanla bu algıyı terk ederlermiş. Ayakları ve ellerini yine bu dönemde yavaş yavaş keşfetmeye başladıklarını okuyunca hemen yeni oyuncak arayışlarına geçtik. Ferdacığım yetişti derdimize 🙂

Uras’a fotoğrafta gördüğünüz oyuncakları hediye etti. Uras ellerini ve ayaklarını hareket ettirdikçe sesler çıkıyor; onu da işitsel anlamda uyarıyordu. Aynı zamanda zamanla sesin hangi koşullarda oluştuğuna dair de bağ kuruyordu.

Oyun halısı da en büyük ve uzun süreli oyuncaklarımız arasındaydı. Bu dönemde emekleme çabaları başladığı için üstüne Uras’ı yüz üstü koyuyorduk dikkatini çekecek herhangi bir nesneyi biraz uzağına koyup ona ulaşmasına çabalamasını bekliyorduk.

(Siyah ve kırmızı renkler oldukça dikkatini çekiyordu)

Bu dönemin sonlarına doğru ek gıda serüveniyle beraber yine en sevdiğimiz oyuncaklarımızdan biri de mama sandalyesi oyuncağı oldu. Vurdukça dönüyor; döndükçe müzik çalıyordu.

Tabi ki ben yine oyuncaklar, etkinlikler vs vs kafayı bozmuştum. Bir gün doktor kontrolünde doktoruna oyuncak önerisini sormuştum …

Hehehehehe doktor ne dedi merak ettiniz değil mi? Neticede doktor daha büyük bilir kişi mi olur? Haklısınız… Hadi gelin o zaman söyleyeyim:

” Biz istediğimiz kadar oyuncak sıralayalım , çocuklar için en büyük oyuncak tencere tava, tencere tava…”

Babalar gezegeninden gelen yorumu da merak edersiniz şimdi. Onu da söyleyeyim:

”Yahu gerçekleri varken bu kartlarla niye uğraştırıyorsun çocuğu ”

 

Gebelikte son üç ay- üçüncü trimester

Ayyyyyyyyyy ! En keyif aldığım dönemdi…

Son perinatalog kontrolü yapıldı, şükürler olsun ki her şey yolundaydı. Artık kendimi adapte etmiştim iyice 🙂

Hehehe tabi bu dönemde kafamıza takacağımız bir sürü şey olduğu için elbette benim de vardı 🙂 Canım Özgürüm 35. haftada Mete’sine kavuştuğu için en endişeli konularımdan biri de erken doğum riskiydi. Bir sayko edasında 35. haftaya kadar her şeyi tamamlamam gerektiği fikri zihnimi kemiriyordu.  Atladığım en önemli şey ise her gebeliğin kendine özgü olduğuydu.  Tamam canım öyleydi de tedbiri elden de bırakmamak lazımdı sanki 😛

Ben zaten doğum iznime ayrılmıştım, keyifle- aciliyetim olmadan doğum hazırlıklarına başladım.  İlk bebek , moda, heves… Uras’ın hediyelerini hazırlamaya koyuldum. ( Şimdiki aklım olsa o kadar abartmazdım) ( Evet hemen hemen sabunlarından,kolonyasına,kokulu taşlarına,kapı süsüne kadar her şeyi el emeği göz nurudur ) ( Tüm bunların hazırlıkları için ayrı bir yazı yazmalıyım- teşekkür listem kalabalık :))

Bol bol araştırmalar, kitap okumalar vs doğum hazırlıkları, bebek bakımı vs hepsiyle ilgilendim. Daha önce de yazmıştım kilo ile ciddi sıkıntılar yaşamadığım için son aylarım öyle çok sancılı , ağır vs geçmedi.

Keyfini çıkardım çünkü gebelik çok özel bir durum. Keyfini çıkarın, o bebiş öyle ya da böyle elbette doğacak. Akışına bırakın…

Babalar gezegeninde bu süreç : Yeeaawww ne gerek var böyle şeylere !

Oyalanıyorum be adam ben mutluyum halimden 😀

Sünnet işini ne yaptınız?

Öncelikle dini inancımız gereği, sonrasında sağlık açısından sünnet olayını bebeklikte halletmeyi hamilelik sürecinde Uras’ın cinsiyetini öğrenmemizle planlamıştık.  Ama en doğru zaman ne zamandı bilemiyorduk. Hatırlamayacağı, stres yaşamayacağı bir dönemde olsun istiyorduk.

Daha öncesinde doğum yapmış iki farklı arkadaşım oğullarının sünnetlerini ilk haftada yaptırmıştı. Doğum yapmayı planladığımız hastanede çocuk cerrahisi olduğunu öğrendik. Hatta arkadaşlarımızdan biri de doğumunu orada yapmıştı ve sünnetini orada yaptırmıştı ve memnun kalmıştı. Biz de eğer sarılık vs herhangi bir sağlıkla ilgili engelleyici durum olmazsa sünnetini hastaneden taburcu olmadan yaptırmaya karar verdik.

Çok şükür doğum sonrasında herhangi bir sorun yaşamadık. Uras doğumunun ertesi günü sünnetini olmuştu.

Doktor ile konuşmamızda yeni doğan sünnetlerinin daha kolay olduğunu, bebeklerin çok hareketli olmamasından dolayı işlemin daha kısa sürdüğünden bahsetmişti. Aynı zamanda lokal anestezinin de yeterli olduğunu daha hareketli çocuklarda lokal anestezinin yeterli olmadığından bahsetmişti. Kendimizce doğru bir karar aldığımızı düşündük.

Eğer sorarsanız bebek ağrı acı çekti mi ? Bu dönemde bebeklerin en hissiz oldukları yerlerden biri genital bölgeleriymiş. Bu bağlamda acı çektiğini düşünmüyorum.

Bakımını nasıl yaptık? Öyle bardak falan koymadık. Normal bir şekilde devam etti, sadece doktorun önerdiği şekilde operasyonlu bölgeye antibiyotikli krem sürdük.

İyileşmesi ne kadar mı sürdü? Maksimum 10 gün sürmüştür. Hatta göbeği düşmeden pipisi iyileşti 🙂

Not: Cümlelerin çoğunu  birinci çoğul şahıs adıyla yazsam da aslında düşünen ve   Alper’in zihnine sokan bendim 😀

Babalar gezegeninde ne oldu derseniz :  “Başta of yine ayrıntılar ayrıntılar  ( daha çocuk doğmamış) ; sonrasında oh iyi oldu :)”

 

 

 

Yeni doğan ziyaretçisi- dikkat lohusa var

Çok küçük, savunmasız ve hassas. Evet evet yeni doğan bebekler oldukça hassaslar.

Onu görür görmez akıllara bir sürü soru takılıyor… O miniği sevmek için sabırsızlanıyorsunuz.. AMAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA

Ne olur tenlerine üzerinizdeki kozmetiklerinizle ( parfüm, makyaj malzemeleri,kremler vs) dokunmayın…  Omuz bezleri hazırdır; ne olur bebeği kucağınıza alırken hemen omuz bezlerini omzunuza koyun …

Ne olur ellerinizi yıkamadan o miniği kucaklamayın. Anneler sizi kırmamak için seslerini çıkaramazlar belki ama içleri gider… O lohusa kadını da düşünün 🙂

Başka bir şeyler daha söyleyeceğim ; o anne zaten bebekle ilgili çok kaygılı ; olumsuz bebek hikayelerinizi bir zahmet içinizde saklayın.  Çocuğa nazar değmesinden korkuyorsanız maşallah deyip okuyun ve susun…

Bebeğin emip emmediği anne ve bebeğin problemidir siz dert edinip sormayın. Önerileriniz varsa söyleyin ve geçin.

Ziyaretlerinizi kısa tutun zaten birbirine alışmak zor ; bir de gece gündüz ayrımını henüz bilmeyen minik ve onun ihtiyaçlarına koşmaktan helak olmuş bir kadın var orada..

Mümkünse hizmet ve pasta beklemeyin ; hizmet ve pasta sunun 🙂

İstediğiniz kadar tecrübeli olun o yeni anneye sakın ne yapması gerektiğini ( kendi sormuyorsa) söylemeyin. Zaten kendini yetersiz hissediyor sizin bu tutumunuzla daha da yetersizlik hissi oluşturmayın..

Neler mi yapın?

Anneliğin onu daha ne kadar da güzelleştirdiğinden bahsedin

En fazla 2 yıl zorlanacağını anlatın

Bebek bakımı,doğum harici şeylerden bahsedin

Yalnız olmadığından , yaşadığı sıkıntıları tüm kadınların yaşadığını anlatın

Bebeğin anneye benzer kısımlarından bahsedin

Harika bir anne olduğundan ( harika anne yoktur bunu biliyoruz ama duymaya ihtiyacı vardır) bahsedin

Renklerden, çiçeklerden böceklerden bahsedin…

Sorun ne istiyorsa yapın, ona çay demleyin , siz bebeğe bakın o kişisel işlerinden ne yapacaksa 5 dakikaya sığdırmadan yapsın

Destek olun…

 

Babalar gezegeni: Sanki tek doğumu kendi yaptı ; abartıyor bu kadar duygusallığa ne gerek var

— Hormonel sevgili baba hormonel–

Evimizdeki ilk günümüz – acaba bebeğim için yeterli miyim

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki hastaneden ayrılırken epey üzülmüştüm… İçinizde yaşıyorken daha farklı doğduğunda daha farklı oluyor.  Dilinden anlamıyorsunuz , ihtiyacının ne olduğunu tam olarak kestiremiyorsunuz. Hastanede bebek hemşireleri gerek anne eğitimi, gerek bebeğin bakımıyla ile ilgili oldukça destek olmuşlardı. (İtiraf etmeliyim ki o hastanede doğum yapmayı özel kılan da tamamen hemşirelerin şekerliğiydi) Onlara çok güveniyordum. Ve evde bebeğime iyi bir anne olabilecek miydim?

Arkadaşım Burcu’ya burdan selam olsun 🙂 Dedi ki bana Saadet hiç düşünme doğumla beraber sana sanki bir çip takıyorlar ve annelik donanımı üzerine yükleniyor. Bir anda sen anlamadan… ve Burcu yine haklı çıkıyor 🙂

Hastanede vedalaştıktan sonra yavaş bir araba yolculuğunun üzerine evimize geldik… Çok heyecanlı bir süreçti; hep hayalini kurduğumuz üç kişi dönme gerçekliğine kavuşmuştu.  Kalabalık ve şenlikliydik. Çoktuk ve güzeldik 🙂

Uras’a evine hoşgeldin dedikten sonra hemen yatağına yatırdık… Ben de ameliyatlıydım; yanımda 2 anne bir abla pervanelerim vardı.  Hemen pijamalarımı giyip yatağıma yattım. İkimiz beraber dinlendik…

Uykusuz geceler başlamıştı bulduğum her fırsatı çok güzel değerlendirmeliydim. Ben de öyle yaptım 🙂

Babalar gezegeni mi? Haaa o kendine gece yatacak yer arayışına geçti 🙂

 

Doğru sandığım yanlışlar-herkesten özür dilerim -Uras’la tanışma

Şu an yanımda eline arabasını almış koltuğun bir ucundan diğer ucuna koşuyor…

9 ay boyunca koruma içgüdüsüyle yaşıyorsunuz. İçinizde hareketleri heyecanlandırıyor hatta çoğu defa sevdiğinizi söylüyorsunuz. Ama o büyüklerin dediği yüzünü görünce her şeyi unutuyorsun — işte bunun ne demek olduğunu o zaman anladım.

Sevdiğimi söylediğim tüm insanlar bir yana o bir yana oluyor bir anda. Düşünsenize biz de bu sevginin içinde dünyaya geldik. Size nasıl anlatayım bilemiyorum- nasıl sevildiğinizi bilin diye yazıyorum… Bu öyle bir şey ki fiziksel tüm her şeyi unutuyor ona odaklanıyorsunuz; binlerce ses içinden bir gık sesini ayırt ediyorsunuz.  Kalbiniz büyüyor, sevdikçe sevesiniz geliyor. Allah’a biraz daha yaklaşıyorsunuz..Daha nasıl anlatayım.. Aslında duygularımı çok kolay ifade ederim ama bu öyle yoğun bir duygu ki… Büyüyorsunuz , çoğalıyorsunuz.

Nasıl mı tanıştık? Ameliyathaneden odama çıkardılar. Bir geldim odamı çok güzel süslemişler ama Uras yok. Dediler ki bebek bakım odasında hemşire sen gelince getirecek bekle. Kalbim pır pır atıyor. İşte geliyor diye bir ses … Kalbim yerinden fırlıyor.. Hemşire kenarları şeffaf hastane bebek yatağını odaya getiriyor… İçinde pamuk bir oğlan; ağlıyor.  Hemen alıp göğsüme veriyor… Boynumun kokusunu alıyor …  Ah dedim sen miydin ? İçimde kıpır kıpır olan sen miydin? Ağlıyorum. Şükrediyorum. Şükrediyorum. Şükrediyorum…

O güne kadar sevdiğimi söylediğim herkesten özür dilerim. Sevmek sandığım şey aslında başka bir şeymiş; sevgi dediğim şey somutluğuna onu kucağıma almamla kavuşmuş.

Bu süreçte babalar gezegeninde ne mi oldu? Çok mutluydu. Her şey yolunda gitmişti, çok mutluydu…

 

Uras’ın doğumu

Uras bir ailenin ilk torunu, bir ailenin son torunu olacaktı.. Aile bireylerimiz İstanbul’da toplanmıştık.

Haftasını tamamlayıp zamanında normal yollarla gelmediği için doktorun verdiği tarihte hastanede olacaktık. O gece beni acayip bir heyecan sardı. Ertesi gün bebeğime kavuşacaktım. Kime benziyordu? Nasıldı? Hepsi belli olacaktı. Uyuyamadım o gece gözümü kırpmadım.

Sabah oldu hep beraber toplandık, çantalarımızı aldık ve yola koyulduk. Hastaneye girdik. Girişimiz yapıldı odamıza çıktık ve hasta bakıcı yanıma geldi beni doğum için hazırladı. Heyecandan yerimde duramıyor bir taraftan korkuyordum. Ailem yanımdaydı… İyiki varlardı.

Sedyeye yatırdılar , ameliyathaneye doğru yola koyulduk. Doğum yaptığım hastanede tüm ekip harikaydı , ameliyathaneye doğru giderken beni götüren ekip tek tek herkesi tanıttı; bu anestezi uzmanımız, bu bebek hemşiremiz, bu çocuk doktorumuz vs vs… Heyecanımı kısmen aldılar benden. Daha önceden anestezi uzmanıyla planlama yapılmıştı. Epidural anestezi yapılacaktı.

Ameliyathaneye girdik doktorum, anestezi doktoru,hemşire herkes bekliyordu ; günaydınlaştıktan sonra epidural kateterim takıldı. (acı veren bir şey değil korkan varsa korkmasın) Anestezi verildi; uyuşmalarım kontrol edildi o kadar heyecanlıydım ki uyuşmayı bir türlü sağlayamıyorduk. Dışarıda eşim içeri girmek için bizi bekliyordu ama uyuşma sağlanmadan içeri almıyorlardı. Doktor ikinciye tekrar denedi olmadı. Doktorum hastayı genel anesteziye alalım dedi ; ağlamaya başladım. Hep hayalini kurduğum anı ; bebeğimi ilk kez görmeyi yaşayamayacaktım. Eşime haber verin fotoğraf çekin dedim. Ameliyathane ekibinden biri söz veriyorum fotoğrafı ben çekeceğim dedi ; bebek hemşiresi de rahat ol ben de söz veriyorum sen uyuyor olacaksın bebeğini göğsüne koyacağım emmesini sağlayacağım dedi. Çok rahatlattılar beni. Hayatımın en özel günlerinden birinde ne kadar önemli bir yere sahipler ; hep iyi kalsınlar ve hep iyilerle karşılaşsınlar.

O arada doktorum bebeğin göbek adı ne olacak dedi ; hiç düşünmemiştim. Nuri dedim… Burdan Doktor Nuri’ye de selam olsun 🙂

Damar yolundan bir ilaç verildi. Ağzımın içinde acı bir tat hissediyorum dedim. Sonrasını hatırlamıyorum…

Gözümü açtığımda anestezi uzmanı alnımdan öpüyordu Saadet uyan, çok güzel bir bebeğin oldu. Her şey çok iyi gitti, sağlıklı dedi. Ağladım.. Kime benziyor dedim ve göz rengini sordum 🙂 Nerde diye sordum. Bebek bakım odasına almışlar babası yanında korkma dedi. Odana çıktığında göreceksin dedi.

Odama çıkarılmak için sabırsızlanıyordum. Onu görmeye can atıyordum.  Allahım sana binlerce kez şükürler olsun…

Karşılaşmamızı da ayrıca yazacağım.

Babalar Gezegeninde Ne mi Oldu? Çok heyecanlı bir süreçti. İstenilen doğal doğum gerçekleşmemişti. İçeride bebeği doğmak üzereydi ya da doğmuştu. Ve asıl gezegen şimdi devreye giriyordu.

Doğum nasıl olmalıydı nasıl oldu?

Tabiki de en güzeli doğal doğum 🙂 Ama anne için oldukça zor bir süreç karar işi. Gebeliğin başlangıcından itibaren hep normal doğum istedim. Doktorum da bu konuda beni desteklemişti. Tabi doğumun şeklini gebeliğin son dönemleri bebeğin duruşu, çatı vs belirleyecekti.

Bu süreçte desteğe çok ihtiyaç oluyor. Normal ya da doğal doğum hikayeleri okuyorsunuz. Ama tüm bu süreçlerde benim es geçtiğim ve hep vurguladığım- vurgulayacağım şey şu: her gebelik, her doğum kendine özeldir. Ağrı eşiği düşük olan bir birey için doğal doğum çok sancılı olabilirken ; yüksek bir birey için de bir o kadar kolay olabilir.

Bizde süreç nasıl ilerledi? Çok güzeldi. Bebeğim içerde çok mutluydu ; kıpırdanışları vs… Gelmek gibi bir niyeti yoktu.

Son haftalarda psikopatça kendimi dinler olmustum: acaba sancım var mı? Yanımda birileri olsun istiyordum. Bir taraftan daha çok yazılar okuyor doğumdan korkmaya başlıyordum.  Ama yok bizim oğlan içeride rahattı.

Doktorum en son tarih verdi ve bu tarihe kadar da doğum gerçekleşmezse küçük beyi sezeryanla alacağız dedi.

ve bizi heyecan sardı 🙂

Babalar gezegeninde ne oldu? : Baba hep doğal doğum istedi. Onun için süreç basit bir doğal olaydı. Her aksam beni yürüyüşe çıkardı 😀

Gebelik şeker yüklemesi

 

Kaçıncı haftamda olduğunu hatırlamıyorum.(24-28 arasıydı) Doktorum şeker yüklemesi yapacağız dedi kilomla orantılı olarak ve şeker riskimin düşük olmasından dolayı yarım doz yükleme yapacağız dedi. Tabi öncesinde kafamda deli sorular çünkü herkesin bir fikri ve yaşanmışlığı oluyor. İnternetten araştırmalar yapıyorum kimisi yaptırmış kimisi yaptırmamış… Türlü türlü fikirler… Ben doktoruma oldukça güveniyordum ve karşı çıkmadım. Bizim için özel olan onlar için oldukça genel neticede. Ve her gebelik kendine özeldi.

Sonuç mu ? Şeker yüklemesi yapıldı hiçbir sıkıntı çıkmadı. Bebekte de herhangi bir sıkıntı yaşamadık.

Tadı mı nasıldı? Görseldeki limonatayı içmedim tabiki de ama insanların anlattığı gibi baygın iğrenç bir şey de içmedim. Gayet güzeldi 🙂

Babalar gezegeninde ne mi oldu? : Gayet sıradan bir gündü , her şey olacağına varacaktı bu kadar didiklemenin hiçbir anlamı yoktu… Haklı mıydı? yorum sizin 🙂