Gebelikte son üç ay- üçüncü trimester

Ayyyyyyyyyy ! En keyif aldığım dönemdi…

Son perinatalog kontrolü yapıldı, şükürler olsun ki her şey yolundaydı. Artık kendimi adapte etmiştim iyice 🙂

Hehehe tabi bu dönemde kafamıza takacağımız bir sürü şey olduğu için elbette benim de vardı 🙂 Canım Özgürüm 35. haftada Mete’sine kavuştuğu için en endişeli konularımdan biri de erken doğum riskiydi. Bir sayko edasında 35. haftaya kadar her şeyi tamamlamam gerektiği fikri zihnimi kemiriyordu.  Atladığım en önemli şey ise her gebeliğin kendine özgü olduğuydu.  Tamam canım öyleydi de tedbiri elden de bırakmamak lazımdı sanki 😛

Ben zaten doğum iznime ayrılmıştım, keyifle- aciliyetim olmadan doğum hazırlıklarına başladım.  İlk bebek , moda, heves… Uras’ın hediyelerini hazırlamaya koyuldum. ( Şimdiki aklım olsa o kadar abartmazdım) ( Evet hemen hemen sabunlarından,kolonyasına,kokulu taşlarına,kapı süsüne kadar her şeyi el emeği göz nurudur ) ( Tüm bunların hazırlıkları için ayrı bir yazı yazmalıyım- teşekkür listem kalabalık :))

Bol bol araştırmalar, kitap okumalar vs doğum hazırlıkları, bebek bakımı vs hepsiyle ilgilendim. Daha önce de yazmıştım kilo ile ciddi sıkıntılar yaşamadığım için son aylarım öyle çok sancılı , ağır vs geçmedi.

Keyfini çıkardım çünkü gebelik çok özel bir durum. Keyfini çıkarın, o bebiş öyle ya da böyle elbette doğacak. Akışına bırakın…

Babalar gezegeninde bu süreç : Yeeaawww ne gerek var böyle şeylere !

Oyalanıyorum be adam ben mutluyum halimden 😀

Sünnet işini ne yaptınız?

Öncelikle dini inancımız gereği, sonrasında sağlık açısından sünnet olayını bebeklikte halletmeyi hamilelik sürecinde Uras’ın cinsiyetini öğrenmemizle planlamıştık.  Ama en doğru zaman ne zamandı bilemiyorduk. Hatırlamayacağı, stres yaşamayacağı bir dönemde olsun istiyorduk.

Daha öncesinde doğum yapmış iki farklı arkadaşım oğullarının sünnetlerini ilk haftada yaptırmıştı. Doğum yapmayı planladığımız hastanede çocuk cerrahisi olduğunu öğrendik. Hatta arkadaşlarımızdan biri de doğumunu orada yapmıştı ve sünnetini orada yaptırmıştı ve memnun kalmıştı. Biz de eğer sarılık vs herhangi bir sağlıkla ilgili engelleyici durum olmazsa sünnetini hastaneden taburcu olmadan yaptırmaya karar verdik.

Çok şükür doğum sonrasında herhangi bir sorun yaşamadık. Uras doğumunun ertesi günü sünnetini olmuştu.

Doktor ile konuşmamızda yeni doğan sünnetlerinin daha kolay olduğunu, bebeklerin çok hareketli olmamasından dolayı işlemin daha kısa sürdüğünden bahsetmişti. Aynı zamanda lokal anestezinin de yeterli olduğunu daha hareketli çocuklarda lokal anestezinin yeterli olmadığından bahsetmişti. Kendimizce doğru bir karar aldığımızı düşündük.

Eğer sorarsanız bebek ağrı acı çekti mi ? Bu dönemde bebeklerin en hissiz oldukları yerlerden biri genital bölgeleriymiş. Bu bağlamda acı çektiğini düşünmüyorum.

Bakımını nasıl yaptık? Öyle bardak falan koymadık. Normal bir şekilde devam etti, sadece doktorun önerdiği şekilde operasyonlu bölgeye antibiyotikli krem sürdük.

İyileşmesi ne kadar mı sürdü? Maksimum 10 gün sürmüştür. Hatta göbeği düşmeden pipisi iyileşti 🙂

Not: Cümlelerin çoğunu  birinci çoğul şahıs adıyla yazsam da aslında düşünen ve   Alper’in zihnine sokan bendim 😀

Babalar gezegeninde ne oldu derseniz :  “Başta of yine ayrıntılar ayrıntılar  ( daha çocuk doğmamış) ; sonrasında oh iyi oldu :)”

 

 

 

Yeni doğan ziyaretçisi- dikkat lohusa var

Çok küçük, savunmasız ve hassas. Evet evet yeni doğan bebekler oldukça hassaslar.

Onu görür görmez akıllara bir sürü soru takılıyor… O miniği sevmek için sabırsızlanıyorsunuz.. AMAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA

Ne olur tenlerine üzerinizdeki kozmetiklerinizle ( parfüm, makyaj malzemeleri,kremler vs) dokunmayın…  Omuz bezleri hazırdır; ne olur bebeği kucağınıza alırken hemen omuz bezlerini omzunuza koyun …

Ne olur ellerinizi yıkamadan o miniği kucaklamayın. Anneler sizi kırmamak için seslerini çıkaramazlar belki ama içleri gider… O lohusa kadını da düşünün 🙂

Başka bir şeyler daha söyleyeceğim ; o anne zaten bebekle ilgili çok kaygılı ; olumsuz bebek hikayelerinizi bir zahmet içinizde saklayın.  Çocuğa nazar değmesinden korkuyorsanız maşallah deyip okuyun ve susun…

Bebeğin emip emmediği anne ve bebeğin problemidir siz dert edinip sormayın. Önerileriniz varsa söyleyin ve geçin.

Ziyaretlerinizi kısa tutun zaten birbirine alışmak zor ; bir de gece gündüz ayrımını henüz bilmeyen minik ve onun ihtiyaçlarına koşmaktan helak olmuş bir kadın var orada..

Mümkünse hizmet ve pasta beklemeyin ; hizmet ve pasta sunun 🙂

İstediğiniz kadar tecrübeli olun o yeni anneye sakın ne yapması gerektiğini ( kendi sormuyorsa) söylemeyin. Zaten kendini yetersiz hissediyor sizin bu tutumunuzla daha da yetersizlik hissi oluşturmayın..

Neler mi yapın?

Anneliğin onu daha ne kadar da güzelleştirdiğinden bahsedin

En fazla 2 yıl zorlanacağını anlatın

Bebek bakımı,doğum harici şeylerden bahsedin

Yalnız olmadığından , yaşadığı sıkıntıları tüm kadınların yaşadığını anlatın

Bebeğin anneye benzer kısımlarından bahsedin

Harika bir anne olduğundan ( harika anne yoktur bunu biliyoruz ama duymaya ihtiyacı vardır) bahsedin

Renklerden, çiçeklerden böceklerden bahsedin…

Sorun ne istiyorsa yapın, ona çay demleyin , siz bebeğe bakın o kişisel işlerinden ne yapacaksa 5 dakikaya sığdırmadan yapsın

Destek olun…

 

Babalar gezegeni: Sanki tek doğumu kendi yaptı ; abartıyor bu kadar duygusallığa ne gerek var

— Hormonel sevgili baba hormonel–