Doğum Çantası

Ayyy o çok heyecanlı an yaklaştıkça yaklaşıyor… Doğum çantanız hazır mı? Ne zaman hazırlamalısınız? Kafada yine bir sürü soru ve türlü türlü araştırmalar. 🙂

Sıkmayın canınızı sakın… Panik yok!!

Babalar gezegenindeki yorumlara göre yine abartan bizler 😉

Bu kadar girizgah yeterli mi? Dün arkadaşım Hanife ile konusurken yazıları kısa tuttuğumu söyledi sanırım biraz da o yüzden uzatıyorum.. ( Hanifeeeeee – söylediklerini önemsiyoruuummm )

heheheh neyse ne diyorduk- haaa çanta 🙂

Şimdi sevgili heyecanlılar, karnı burnunda olanlar ya da erken araştırmacılar bu süreçte neler yaptım 🙂

Öncelikle doğum yapacağınız hastane belliyse orayla mutlaka iletişime geçip doğum için sizlere neler sunduğu ile ilgili mutlaka bilgi alın.

Size önerilerimi 3 başlık altında toplayacağım : anne – baba ve bebek

Bu kutsal anın kraliçesi anne ile başlayalım :

  • 2-3 tane gecelik ya da pijama
  • 2-3 emzirme sütyeni ve atleti (kış doğumu yapacaklar atletle oldukça rahat ederler)
  • 1 çift çorap
  • Terlik (sezeryan sonrası yürüyüşte ayaklarım şişti kendi terliklerim dar geldi Allahtan hastanede otel terliği vardı aklınızda olsun)
  • Lohusa kilodu ( kullan atlar satılıyor pahalı değil)
  • Göğüs ucu kremi ( çok önemli sakın unutmayın)
  • Islak mendil – peçete (çok terliyorsunuz – özellikle emzirirken)
  • Sabahlık ya da hırka
  • Deodorant & roll on
  • Makyaj malzemeleri
  • Diş fırçası, macunu
  • Tarak
  • Şarj aletleri

Geldik dünyanın en tatlı çocuğuna :

( hep aklıma o söz gelir dünyanın en tatlı çocuğu bir tanedir ona da bütün anneler sahiptir) :

  • 3 takım hastane çıkışı ( çok sayılı modellere gerek yok – şapka , zıbın, alt- üst, eldiven,çorap yeterli olur)
  • 3 tane battaniye ( ilk günler çok kusuyor ve kakaları da sıvı olduğu için hızlı kirletiyorlar)
  • yan yatış yastığı
  • 2 zıbın – 2 alt üst – 2 çorap
  • omuz bezi ( 2-3 tane yeterli)
  • emzik ( baştan çok sayıda alıp acele etmeyin her bebek hepsini kabul etmiyor biraz deneme yanılmaya gidecek – Uras silikon emziği kabul etmedi , kauçuk uçlulardan aldık daha yumuşak olduğu için anne memesine yakınmış hala onu kullanıyor)
  • biberon tercihinize kalmış ( bizim hastanemiz emzirme dostuydu biberon yerine küçük bardak kullanıyorlardı)
  • 4-5 ağız mendili ( çok kusuyorlar)
  • Ana kucağı (hastaneden çıkışta kullanmak üzere – detay degil önem)
  • Islak mendil ( ilk zamanlarda ıslak mendil yerine sulu pamuk kullanmayı tavsiye ediyor uzmanlar – doğum yaptıgım hastanede bunlar  ücretsiz olarak mevcuttu sulu pamuk- 2 numara bez)
  • Bebek bezi ( onu da stoklamayın önden bebekler hassas değişebiliyor ve ilk ay çok hızlı büyüyorlar tavsiyem 1 numara stoklamayın – ortalama bebekler 3 kilo doğuyor 2 numara iyi oluyor)
  • Pişik kremi

Buraya bir not: Doğumdan önce yanınızdakilere ve bebek hemşiresine doğduğunda bebeğin hangi takımını giyeceğini söyleyin ; özellikle ilk fotoğrafları için özel hazırlığınız varsa)

Geldik babaya ” yahu ne gereksiz ayrıntılara takılıyorsun ” deme sakın sevgili baba en az düğün kadar önemli:

  • 2 tane üst ( bebeğin kusması ya da aklınıza gelmeyecek olası bir kazaya önlem amaçlı)
  • Diş fırçası , deodorant gibi kişisel bakım eşyaları ( sizle hastanede kalacaksa)
  • Fotoğraf makinesi
  • Şarj aletleri

Şimdilik benden bu kadar aklıma gelen olursa düzenleme yapar instagramda da bildiririm 😊

O zaman siZe de kolay doğumlar – bir avazda inşallah – amin

 

 

 

Çocuk sahibi olmadan yapmanız gereken 10 şey

Bu yazım da bekarlara, evli olup çocuk planlayanlara, hamilelere ve evleneceklere gelsin.

Herkesin belli konularda, tecrübe sahiplerinin fikrine ihtiyacı oluyor.. İşte bu yazı tecrübe sahibi kadın ve erkeklere sorularak oluşturuldu. Ve bu yazıyı diğerlerinden farklı kılan bir şey daha var ki o da şu : bu yazıdaki erkek fikirleri babalar gezegenindeki başka babalara ait.. ( Hadi Alperciğim yırttın bugün sana sataşmıyorum) 🙂

Ve maddeleri sıralamadan önce bir not: İlk 8 madde kadınlar tarafından dillendirilmişken son iki madde babalar gezegeninden gelmiş bulunmaktadır .

İşte çocuk sahibi olmadan önce yapmanız gereken 10 şey :

  1. uyumak
  2. yatağın istediğin köşesinde uyumak
  3. istediğin saatte uyumak
  4. kesintisiz uyumak
  5. istediğin saatte uyanmak
  6. tv karşısında uyumak
  7. kitap okurken uyumak
  8. şezlongda uyumak
  9. ben uyku problemi çekmiyorum
  10. uykusuzluk mu ? uykusuzluk  ne arar la bazardaa?

Tüm babalara … Sevgiler 🙂 Kalp

 

 

Gebelikte son üç ay- üçüncü trimester

Ayyyyyyyyyy ! En keyif aldığım dönemdi…

Son perinatalog kontrolü yapıldı, şükürler olsun ki her şey yolundaydı. Artık kendimi adapte etmiştim iyice 🙂

Hehehe tabi bu dönemde kafamıza takacağımız bir sürü şey olduğu için elbette benim de vardı 🙂 Canım Özgürüm 35. haftada Mete’sine kavuştuğu için en endişeli konularımdan biri de erken doğum riskiydi. Bir sayko edasında 35. haftaya kadar her şeyi tamamlamam gerektiği fikri zihnimi kemiriyordu.  Atladığım en önemli şey ise her gebeliğin kendine özgü olduğuydu.  Tamam canım öyleydi de tedbiri elden de bırakmamak lazımdı sanki 😛

Ben zaten doğum iznime ayrılmıştım, keyifle- aciliyetim olmadan doğum hazırlıklarına başladım.  İlk bebek , moda, heves… Uras’ın hediyelerini hazırlamaya koyuldum. ( Şimdiki aklım olsa o kadar abartmazdım) ( Evet hemen hemen sabunlarından,kolonyasına,kokulu taşlarına,kapı süsüne kadar her şeyi el emeği göz nurudur ) ( Tüm bunların hazırlıkları için ayrı bir yazı yazmalıyım- teşekkür listem kalabalık :))

Bol bol araştırmalar, kitap okumalar vs doğum hazırlıkları, bebek bakımı vs hepsiyle ilgilendim. Daha önce de yazmıştım kilo ile ciddi sıkıntılar yaşamadığım için son aylarım öyle çok sancılı , ağır vs geçmedi.

Keyfini çıkardım çünkü gebelik çok özel bir durum. Keyfini çıkarın, o bebiş öyle ya da böyle elbette doğacak. Akışına bırakın…

Babalar gezegeninde bu süreç : Yeeaawww ne gerek var böyle şeylere !

Oyalanıyorum be adam ben mutluyum halimden 😀

İlk üç ay bebek – oyuncak seçimi

Çok çok çok bebekler daha.. Hatta yenidoğan 🙂

Ne gözleri net görüyor, ne düzenini oturtmuş oluyor…

Bu dönemde belki duyusal alanları harekete geçirmek gerekiyor.

Uras ile neler yaptık?

Değişik sesler çıkardık; en iyi işlev gösteren duyularından biri de işitme olduğu için değişik ses ve tonlarda sesler duymasını sağladık.

Görme duyusunu geliştirecek neler yaptık? Bu dönemde bebekler kontrast renkleri algılayabiliyorlarmış. Siyah ve beyaz zemin-fon ikilemesinden oluşan satın aldığımız kartları görebileceği yakınlıkta tuttuk.

Bol bol kokladık ve kucakladık. Şarkılar söyledik…

En güzelini yaptık dokunduk ve okşadık 🙂

Not: Fotoğrafta yeni yeni gülmeye başlamıştı, yaklaşık 2.5 aylıktı ve güldüğü oyuncak da orada asılı olan  koyu kahve bir maymundu 🙂

Babalar gezegeninde bu durumunun tepkimesi nasıl mı oldu? ” Çok abarttın Sado”

Ama bir sorun isyan etse de destekledi mi seni? hihihihi evet 🙂

Sünnet işini ne yaptınız?

Öncelikle dini inancımız gereği, sonrasında sağlık açısından sünnet olayını bebeklikte halletmeyi hamilelik sürecinde Uras’ın cinsiyetini öğrenmemizle planlamıştık.  Ama en doğru zaman ne zamandı bilemiyorduk. Hatırlamayacağı, stres yaşamayacağı bir dönemde olsun istiyorduk.

Daha öncesinde doğum yapmış iki farklı arkadaşım oğullarının sünnetlerini ilk haftada yaptırmıştı. Doğum yapmayı planladığımız hastanede çocuk cerrahisi olduğunu öğrendik. Hatta arkadaşlarımızdan biri de doğumunu orada yapmıştı ve sünnetini orada yaptırmıştı ve memnun kalmıştı. Biz de eğer sarılık vs herhangi bir sağlıkla ilgili engelleyici durum olmazsa sünnetini hastaneden taburcu olmadan yaptırmaya karar verdik.

Çok şükür doğum sonrasında herhangi bir sorun yaşamadık. Uras doğumunun ertesi günü sünnetini olmuştu.

Doktor ile konuşmamızda yeni doğan sünnetlerinin daha kolay olduğunu, bebeklerin çok hareketli olmamasından dolayı işlemin daha kısa sürdüğünden bahsetmişti. Aynı zamanda lokal anestezinin de yeterli olduğunu daha hareketli çocuklarda lokal anestezinin yeterli olmadığından bahsetmişti. Kendimizce doğru bir karar aldığımızı düşündük.

Eğer sorarsanız bebek ağrı acı çekti mi ? Bu dönemde bebeklerin en hissiz oldukları yerlerden biri genital bölgeleriymiş. Bu bağlamda acı çektiğini düşünmüyorum.

Bakımını nasıl yaptık? Öyle bardak falan koymadık. Normal bir şekilde devam etti, sadece doktorun önerdiği şekilde operasyonlu bölgeye antibiyotikli krem sürdük.

İyileşmesi ne kadar mı sürdü? Maksimum 10 gün sürmüştür. Hatta göbeği düşmeden pipisi iyileşti 🙂

Not: Cümlelerin çoğunu  birinci çoğul şahıs adıyla yazsam da aslında düşünen ve   Alper’in zihnine sokan bendim 😀

Babalar gezegeninde ne oldu derseniz :  “Başta of yine ayrıntılar ayrıntılar  ( daha çocuk doğmamış) ; sonrasında oh iyi oldu :)”

 

 

 

Doğru sandığım yanlışlar-herkesten özür dilerim -Uras’la tanışma

Şu an yanımda eline arabasını almış koltuğun bir ucundan diğer ucuna koşuyor…

9 ay boyunca koruma içgüdüsüyle yaşıyorsunuz. İçinizde hareketleri heyecanlandırıyor hatta çoğu defa sevdiğinizi söylüyorsunuz. Ama o büyüklerin dediği yüzünü görünce her şeyi unutuyorsun — işte bunun ne demek olduğunu o zaman anladım.

Sevdiğimi söylediğim tüm insanlar bir yana o bir yana oluyor bir anda. Düşünsenize biz de bu sevginin içinde dünyaya geldik. Size nasıl anlatayım bilemiyorum- nasıl sevildiğinizi bilin diye yazıyorum… Bu öyle bir şey ki fiziksel tüm her şeyi unutuyor ona odaklanıyorsunuz; binlerce ses içinden bir gık sesini ayırt ediyorsunuz.  Kalbiniz büyüyor, sevdikçe sevesiniz geliyor. Allah’a biraz daha yaklaşıyorsunuz..Daha nasıl anlatayım.. Aslında duygularımı çok kolay ifade ederim ama bu öyle yoğun bir duygu ki… Büyüyorsunuz , çoğalıyorsunuz.

Nasıl mı tanıştık? Ameliyathaneden odama çıkardılar. Bir geldim odamı çok güzel süslemişler ama Uras yok. Dediler ki bebek bakım odasında hemşire sen gelince getirecek bekle. Kalbim pır pır atıyor. İşte geliyor diye bir ses … Kalbim yerinden fırlıyor.. Hemşire kenarları şeffaf hastane bebek yatağını odaya getiriyor… İçinde pamuk bir oğlan; ağlıyor.  Hemen alıp göğsüme veriyor… Boynumun kokusunu alıyor …  Ah dedim sen miydin ? İçimde kıpır kıpır olan sen miydin? Ağlıyorum. Şükrediyorum. Şükrediyorum. Şükrediyorum…

O güne kadar sevdiğimi söylediğim herkesten özür dilerim. Sevmek sandığım şey aslında başka bir şeymiş; sevgi dediğim şey somutluğuna onu kucağıma almamla kavuşmuş.

Bu süreçte babalar gezegeninde ne mi oldu? Çok mutluydu. Her şey yolunda gitmişti, çok mutluydu…

 

Uras’ın doğumu

Uras bir ailenin ilk torunu, bir ailenin son torunu olacaktı.. Aile bireylerimiz İstanbul’da toplanmıştık.

Haftasını tamamlayıp zamanında normal yollarla gelmediği için doktorun verdiği tarihte hastanede olacaktık. O gece beni acayip bir heyecan sardı. Ertesi gün bebeğime kavuşacaktım. Kime benziyordu? Nasıldı? Hepsi belli olacaktı. Uyuyamadım o gece gözümü kırpmadım.

Sabah oldu hep beraber toplandık, çantalarımızı aldık ve yola koyulduk. Hastaneye girdik. Girişimiz yapıldı odamıza çıktık ve hasta bakıcı yanıma geldi beni doğum için hazırladı. Heyecandan yerimde duramıyor bir taraftan korkuyordum. Ailem yanımdaydı… İyiki varlardı.

Sedyeye yatırdılar , ameliyathaneye doğru yola koyulduk. Doğum yaptığım hastanede tüm ekip harikaydı , ameliyathaneye doğru giderken beni götüren ekip tek tek herkesi tanıttı; bu anestezi uzmanımız, bu bebek hemşiremiz, bu çocuk doktorumuz vs vs… Heyecanımı kısmen aldılar benden. Daha önceden anestezi uzmanıyla planlama yapılmıştı. Epidural anestezi yapılacaktı.

Ameliyathaneye girdik doktorum, anestezi doktoru,hemşire herkes bekliyordu ; günaydınlaştıktan sonra epidural kateterim takıldı. (acı veren bir şey değil korkan varsa korkmasın) Anestezi verildi; uyuşmalarım kontrol edildi o kadar heyecanlıydım ki uyuşmayı bir türlü sağlayamıyorduk. Dışarıda eşim içeri girmek için bizi bekliyordu ama uyuşma sağlanmadan içeri almıyorlardı. Doktor ikinciye tekrar denedi olmadı. Doktorum hastayı genel anesteziye alalım dedi ; ağlamaya başladım. Hep hayalini kurduğum anı ; bebeğimi ilk kez görmeyi yaşayamayacaktım. Eşime haber verin fotoğraf çekin dedim. Ameliyathane ekibinden biri söz veriyorum fotoğrafı ben çekeceğim dedi ; bebek hemşiresi de rahat ol ben de söz veriyorum sen uyuyor olacaksın bebeğini göğsüne koyacağım emmesini sağlayacağım dedi. Çok rahatlattılar beni. Hayatımın en özel günlerinden birinde ne kadar önemli bir yere sahipler ; hep iyi kalsınlar ve hep iyilerle karşılaşsınlar.

O arada doktorum bebeğin göbek adı ne olacak dedi ; hiç düşünmemiştim. Nuri dedim… Burdan Doktor Nuri’ye de selam olsun 🙂

Damar yolundan bir ilaç verildi. Ağzımın içinde acı bir tat hissediyorum dedim. Sonrasını hatırlamıyorum…

Gözümü açtığımda anestezi uzmanı alnımdan öpüyordu Saadet uyan, çok güzel bir bebeğin oldu. Her şey çok iyi gitti, sağlıklı dedi. Ağladım.. Kime benziyor dedim ve göz rengini sordum 🙂 Nerde diye sordum. Bebek bakım odasına almışlar babası yanında korkma dedi. Odana çıktığında göreceksin dedi.

Odama çıkarılmak için sabırsızlanıyordum. Onu görmeye can atıyordum.  Allahım sana binlerce kez şükürler olsun…

Karşılaşmamızı da ayrıca yazacağım.

Babalar Gezegeninde Ne mi Oldu? Çok heyecanlı bir süreçti. İstenilen doğal doğum gerçekleşmemişti. İçeride bebeği doğmak üzereydi ya da doğmuştu. Ve asıl gezegen şimdi devreye giriyordu.

Gebelik şeker yüklemesi

 

Kaçıncı haftamda olduğunu hatırlamıyorum.(24-28 arasıydı) Doktorum şeker yüklemesi yapacağız dedi kilomla orantılı olarak ve şeker riskimin düşük olmasından dolayı yarım doz yükleme yapacağız dedi. Tabi öncesinde kafamda deli sorular çünkü herkesin bir fikri ve yaşanmışlığı oluyor. İnternetten araştırmalar yapıyorum kimisi yaptırmış kimisi yaptırmamış… Türlü türlü fikirler… Ben doktoruma oldukça güveniyordum ve karşı çıkmadım. Bizim için özel olan onlar için oldukça genel neticede. Ve her gebelik kendine özeldi.

Sonuç mu ? Şeker yüklemesi yapıldı hiçbir sıkıntı çıkmadı. Bebekte de herhangi bir sıkıntı yaşamadık.

Tadı mı nasıldı? Görseldeki limonatayı içmedim tabiki de ama insanların anlattığı gibi baygın iğrenç bir şey de içmedim. Gayet güzeldi 🙂

Babalar gezegeninde ne mi oldu? : Gayet sıradan bir gündü , her şey olacağına varacaktı bu kadar didiklemenin hiçbir anlamı yoktu… Haklı mıydı? yorum sizin 🙂

İkinci üç ay (ilk hareketler)

Gebeliğin en keyifli dönemi diyorlar 🙂

Bulantılar bitiyor, son dönemlerdeki ağırlık üzerinde olmuyor en rahat en güzel dönemi… Hele bir de bıdığın hareketlerini hisettin mi? Oh değme keyfine…

Bu dönemde en merak ettiğim şeylerden biri de ilk hareketlerini ne zaman hissedeceğimdi… Nasıl bir histi? Acaba hissetmiştim de farkında mı değildim? Bir de dediler ki ilk hareketini hissettiğinde kime bakarsan bebek ona benzermiş 🙂

O dönemde sağolsun yanımda kayınvalidem vardı ; bulantılı süreçlerimde bana ciddi anlamda destek olmuştu. ( Kayınvalideyle başlangıç yaptım bilin bakalım neden? Acaba bebek kime benzedi? nı nı nı nııımmmmmm)

Sanırım 17. haftamdaydım , işten biraz yorgun dönmüştüm. Salondaki koltuğa sırt üstü uzanmıştım. Bir koltukta kayınpederim oturuyordu, diğer koltukta kayınvalidem… İçimde minik bir baloncuk patlıyordu sanki ya da ufacık bir tüy beni gıdıklıyordu. Aman Allahımmmmm ilk hareket…  Renkli gözlüyüm bebeğim de renkli gözlü olur muydu? ( Tabiki bunlar işin şımarıklık yönü önce sağlıklı olması ; tek duam da bu olmuştu zaten) Hemen gözlerimi kapattım ” anne çabuk beni aynaya götür; ilk hareket” dedim .. Canım Hayriye annem kolumdan tuttu,beni gözlerimi kapamış bir halde aynaya götürdü… İlk kendimi gördüm — 000yeeeee

Ve sonuç.

Heheheh Uras şu an 20 aylık , özellikle ilk aylarında bana çok benzetiyorlardı ; sanırım yavaş yavaş babasına dönüyor 🙂 Hatta Uras ortaya karışık bir çocuk gören herkes kendinden bir şey bulabiliyor :)Hiç önemli değil önemli olan zihin,beden ve ruhsal yönden sağlıklı olması… Çok şükür

NOT: Sevgili Hayriye annem ve Salih babam burdan size bir kez daha sesleniyorum o gün sadece gözleri bana benzesin diye gözlerimi kapayıp aynaya koşmuştum.. Sizleri çok beğeniyor ve seviyorum – kalp-

Gebelikte ilk 3 ay – İlk trimester

 

İlk üç ay dediğimiz süre hemen hemen 2 ayda tamamlanıyor 🙂 Uzmanlar döllenme evresini de bu dönemin içinde tutuyor.
Öncelikle su belirtilmelidir ki her gebelik kendine özeldir. Benim gebeliğim biraz bulantılı geçti. Bu süreçte en büyük destekçim tuzlu çubuk krakerlerim ve galetalarım oldu. Uzmanların ve tecrübelerin önerisi mideyi uzun süre bos bırakmamakta, ara ara tuzlu cubuk, galeta, kuru ekmek vs yemekten yana. Bulantılar basta sabah ve yatma saatlerinde oluyordu ; sonrasında ise sadece sabahlara bırakmıstı yerini. Ben her bulantıda fiziksel olarak yıpransam da psikolojik olarak mutlu oluyordum; çünkü bebeğimin ben iyiyim diyebilecek başka bir gücü yoktu. 🙂 (not: züğürt tesellisi)
Tekrarlıyorum: her gebelik kendine özel… Bazı arkadaslarım 0 bulantıyla harika gebelikler yaşadı; bazıları bu bulantılı süreci 6 ay yasadı..
Ben ise :
14. Haftaya kadar bulantı cektim; sonrasında ise gebeliğin en güzel kısımları başladı 🙂

İlk 3 ayda babalar gezegeninde ne oldu:

Normal hayat devam etti. Evdeki eş ara ara kusuyordu ; sevgili baba onun arkasını topluyordu.. Eger biraz becerikliyse yemek vs yapıyordu.  Ama hayat öyle ilk üç ay ; son beş aya ayrılmıyordu. Ve burası babalar gezegeniydi ; olaylar anne gibi bulantılı ilerlemiyordu;)