anadiyo ile ikinci cocuk

Yahu bu Saadet de iyice tembelliğe alıştı, millet yazıyor o da paylaşıyor demeyin sakın.. Anadiyoo o , boru mu arkadaş? Kalemi kuvvetli bir arkadaşımız, Büşra..  Hem bir ana hem bir öğretmen .. Asıl mevzu şu ki iki çocuklu bir anne.. Hani şu bizim çok merak ettiğimiz kardeş konusu var ya ? Tek çocuklu ebeveynlerin merakı.. Uzatma artık Saadet dediğinizi duyar gibiyim ; buyrun o zaman : keyifli okumalar .. 🙂

—�—�—�—

Kardeş Konusu SSS..(Sıkça Sorulan Sorular)
Annemizin karnindan çıkıp da mayalanmaya durduğumuz günden bu yana,bir yandan taş gibi tutmakla dertlenirken,bir yandan yaşamın doğal döngüsü içinde yuvarlanıp, aynaya bakmaya fırsat bulamıyoruz.
O zaman neden, daha kendimizi gerçekleştirememişken,elaleme “Kardeş ne zaman?” falan diye soruyoruz ,hı?
Kadın daha lohusa depresyonunu atlatamamışken,bedenen yeni bir hamileliğe hazır hissetmiyorken,iki yaş sendromlu bir veledin inadından sürmenaj olmuşken,bu kadıncağızın hayatını kolaylaştırmak yerine,neden “kardeş ne zaman?” Diye iki de bir mobbing uyguluyoruz?
Nasip işi başka tabi..
Ben kardeşler arası ideal yaş farkı denen şeye inanmıyorum. Bir sürü parametre var bu konuda ve çok fazla kişiye özel,aileye özel bir durum.
Bir kere, kardeş fikrinde samimi miyiz? “Napçan işte kardeş de lazım.” Diye olmaz.
İlk çocukta olanları düşünürsek; mesela, hamilelikte zekası gelişsin,daha karnımızdayken müzik zevkimizi kapsın diye ,sevdiğimiz grupları dinlettiğimiz çocuk,bugün”anne senin sevdiğin şarkılar beni bayıyor!” diyor, “o sen olsan bari” “bam bam bam” falan diye şarkılar söylüyor.
Biz en kötü,sekiz notayla iş çeviren Serdar Ortaç’ın Karabiberi’nin zeytin travmasına tutulup,kendimizi Kurt Cobain’in kollarında bulduk. Metin Arolat’ın meme arasından yediği yoğurtta boğulurken, Radiohead can simidimiz oldu. Kargo dinledik, Öykü Serter’le beşte beş dedik, Şebo mu Özlem Tekin mi tartıştık falan. Bam bam bam?Pardon ne?
İşte her şey umduğumuz gibi olamayabiliyor. Öykü Serter’in bile tarzlı marzlı programlara başladığı bir ülkedeyiz.
Tüm düşündürücü yanlarının yanında,olağanüstü güzel yanları da var..Kardeşlik,kardeş olmak mesela.. Kardeşler oldukça,bir kere kendinizi tamamlanmış hissediyorsunuz. Birinde bulamadığınızı diğerinde buluyorsunuz. Sevgiler peş peşe çoğalıyor. Sevilip durulacak başka başka insancıklar. Anne diyen bir çok insan.
Kardeşler arası yaş farkı kaç olmalı?
Dediğim gibi,ideal yaş farkı yok bana göre. İkiden fazla yaş farkı olduğunda,büyük çocuk artık daha bağımsız olduğu için, bakım işleri konusunda daha rahat oluyorsunuz. Tuvalet eğitimini tamamlamış,kendi kendine yemeğini yiyebilen ,okul öncesi eğitimine başlamış bir çocuk ile ikinci bebeğinize daha çok vakit ayırabiliyorsunuz.
Fakat,çocuğunuzun fıtratı kıskanmaya meyilliyse ,ne yaparsanız yapın,kaç yaş farkı olursa olsun kıskanıyor.
İki çocuk arası yaş farkı iki ve daha az olduğunda,tecrübe ettiğim bir durum değil ama, bakım ve ilgi işleri çok çok daha enerji isteyeceği kesin. Fakat bir yandan da, küçük olan biraz toparlandıkça,birlikte daha iyi arkadaşlık edebilecekler. Akran olacaklar.
Kardeş ile birlikte maddi olarak neler bekliyor?
Dünyaya gelenin rızkını veren Allah. Ben bu konuda hiç düşünmedim. Hatta şöyle bir şey de oluyor,ilk çocuğa yaptığınız gereksiz harcamaları ikincide yapmıyorsunuz. Büyük çocuktan kalanlar oluyor.
Kardeş kıskançlığını önlemenin bir yolu var mı?
Yok. Koca koca insanlar bile, yeri geliyor kıskançlık yapmıyor mu? Anne baba olarak görevimiz bence, kardeşler arasında adil olmak.
Kardeş ne zaman olsun?
Bir sürpriz olmadıysa, anne ve baba kendini ne zaman hazır hissediyorsa. Maddi manevi. Özellikle anne,o enerjiyi kendinde bulabiliyorsa, yeni bebeğin getireceklerini göze aldıysa. İlk lohusa depresyonundan çıkmayı başarabildiyse. Bedenen de hazırsa. Bana göre böyle.
Evde yeni bir bebeğe yer açmak derken?
Kendinize yer açmak için çaba sarfedeceğiniz bir sürece gireceksiniz diyim. Evde bebek odası,çocuk odası diye bir şey yok.. Her yer onların her yer….
Allah herkese hayırlı evlat versin diyip bitiriyorum. İki çocuklu kadın kafasıyla see you later calculater diyip öpüyorum..kib bye.

Saadet kimdir?

 

Saadet sıradan bir insandır. Kova burcu , öğretmen bir şahsiyettir. 07/2010 yılından beri Alper’in eşi 05/2015’ten beri de Uras’ın annesidir. Öyle süper anne falan değildir; 7/24 annelik yapamıyordur çünkü belli bir mesaisi vardır. Uras ağlayıp bacaklarına yapıştığında , Alper de kenarda onları izliyorsa sinirlenebiliyordur mesela 🙂 Anne olmayı tüm zorluklarına rağmen seviyordur; öğretmen olmayı da..

Yaptığı her şeyi elinden gelenin en iyisi şeklinde yapmayı seviyordur…

Alper Uras ile oyun oynarken onları izlemeyi çok seviyordur; hatta o an eşine aşkla daha çok bağlanıyordur…

————–

Uras’ın uykusu geldi ve babasının omzunda odasına gittiler… İçeriden ” annesi çabuuuukkkkk” diye bir ses….

Çok tanıdık değil mi? Saadet kim midir? Aslında Saadet sensin… ve Saadet içeri koşar 🙂

Babalar gezegeni hakkında ( About planet of dads)

Bir kadın ve bir adam birbirini sevdi… Her şey bir şekilde yolunda gitti ; mutlu son evlendiler… Yeni bir dünyaları oldu, pembiş hayalleri vardı ama evlerinde bir şey eksikti- evin neşesi derlermiş ona … Çocuk… Gel zaman git zaman bir çocukları oldu.Beraber uyutacaklar, beraber altını değiştirip beraber oyun oynayacaklardı.. Neticede yeni bir dünyaları vardı ve bu dünyada ortak olarak cok sevdikleri yeni bireyleri…

Peki ya sonraaaa ? Ne mi oldu? Tabiki de her şeyi ortak yaptılar—- demeyi oldukça isterdim… Adam kendine yeni bir gezegen yarattı ve kadını anlayamadı… Çünkü onun gezegeninde olaylar oldukça rahat ve bambaşkaydı….

İşte bir kadın gözünden babalar gezegeni : onlar aynı gezegen içinde farklı bireyler ve kısmen ortak tepkiler…

Hoşgeldiniz – Babalar Gezegeni


Man and woman falled in love… The happy and they got married… They built a new world … They were so happy but something was missed in their life… — A child—

They wanted a baby so much and they had a baby…

After then man changed his planet to another one… And he has never understood woman… Because in his planet everything is so easy and different…

This is planet of dads from mom’s perspective…

Welcome